"Vatan sevgisi imandandır"

KIRIM TÜRKÇESİ EDEBÎ DİLİ İLE PROBEN’DEKİ BAHÇESARAY AĞZI ARASINDA SES VE ŞEKİL MUKAYESESİ


Işılay IŞIKTAŞ SAVA

 

Bir dilin, insanların karşı karşıya sesli olarak görüşürken kullandıkları konuşma dili ve insanların söylemek istediklerini yazı ile anlatırken kullandıkları yazı dili olmak üzere iki cephesi vardır.

Tarih boyunca ancak medeniyeti, kültürü ve edebiyatı olan milletlerin yazı dili olmuştur; bu sebeple yazı diline edebî dil de denmektedir. Bir dil sahası içinde veya bir ülkede şive ve ağızlar çeşitli olduğu halde bir tek yazı dili bulunur. Her yazı dili de bir konuşma dilinden doğar ancak bütün bir dil sahasındaki çeşitli konuşma dillerinden beslenir.

Yazı dili ile konuşma dili arasında bazı farklılıklar vardır. Konuşma dili günlük hayatta kullanılan tabiî ve canlı dildir; konuşma sırasında dilin kaidelerine yüzde yüz uyulmaz, kelime sırasına dikkat edilmez. Bu özellikleriyle konuşma dili görünüşte tabiî dildir. Yazı dili ise dilin bütün kaidelerine bağlı kalarak, düşünerek ve dilin mantığına uygun bir sıra içinde aktarılarak ortaya konduğu için görünüşte sun’i olsa da bu vasıflarıyla sun’ilikten doğan bir tabi’iliğe sahiptir.

Dillerin tarihî gelişmeleri yazı dillerinden takip edilmektedir. Yazı dili, dilin en gerçek aynası olduğundan onda bir dilin asırlar içinde akıp gelen yapısını görmek mümkündür.

XIV. yüzyılda Altın Ordu devletinin dağılmasından sonra kurulan Kırım Hanlığı’nın dili Kıpçak Türkçesi’dir. I.Mengli Geray Han döneminde Osmanlı Devletine bağlanan Kırım Hanlığı’nın edebî dili İstanbul Türkçesi olmuştur.

      Kırım Hanlığı’nın 1783 yılında Ruslar tarafından işgal edilmesinden sonra yüz yıl boyunca 1-2 kitap haricinde eser yazılmadığı için bu dönemin edebî dili hakkında fikir yürütmek mümkün değildir. Ancak bu eserlerde de İstanbul Türkçesi’nin hakim olduğu görülür.

İsmail Gaspıralı, 22 Nisan 1883 yılında çıkardığı “Tercüman” gazetesinde ve daha önce neşrettiği risalelerinde de İstanbul Türkçesini kullanmıştır.

1917 ihtilalinden sonra ise Kırım’daki aydınlar arasında, 1922 ve 1924 yıllarında edebî dili ile ilgili ciddî tartışmalar yaşanmış ve 1928’de Akmescit’te toplanan “Kırım Tatar Edebî Dilinin İmlâsı Üzerine Birinci İlmî Konferansı”nda, step ve dağ bölgeleri arasında kalan şeridin, Orta Yolak ağzı da denen Bahçesaray ağzının yazı dili olmasına karar verilmiştir.

Bu çalışmada Kırım Türkçesi edebî dilinin özellikleri Yrd.Doç.Dr.Zühal YÜKSEL’in “Kırım Tatar Türkçesi Grameri” ve Ayder MEMEDOV’’un “Tatar Tili Grammatikasının Praktikum”ı adlı eserlerden; Bahçesaray ağzının özellikleri ise W. RADLOFF’un “Proben Der Volksliteatür Der Türkischen Stämme” (Türk Boyları Halk Edebiyatı Derlemeleri) adlı eserin 7. cildindeki Bahçesaray’dan derlenen metinlerden tesbit edilmiştir. Radloff’un bu eserinde Kırım Türkçesi’nin 14 ayrı konuşma dili ile ilgili metinler yer almaktadır. Bahçesaray ağzından derlenmiş 10 metin bulunmaktadır.

Kırım Türkçesi edebî dilinde ve Bahesaray ağzında 8 ünlü bulunmaktadır; ancak Bahçesaray ağzında genellikle -y-, -h- ve -ğ-'nın düşmesi neticesinde teşekkül eden ā, ī, ää ünlüleri Kırım Türkçesi edebî dilinde yer almaz:

KIRIM TÜRKÇESİ EDEBÎ DİLİ

BAHÇESARAY

AĞZI

TÜRKİYE

TÜRKÇESİ

qave, mana

qaawe, maa

kahve, bana

 

Bahçesaray ağzında, çeşitli ses hâdiseleriyle teşekkül eden ama Kırım Türkçesi edebî dilinde bulunmayan ī, ää ünlülerinin örnekleri şunlardır:

qıımet (kıymet), tıımez (değmez), qııq (geyik), qıınä (giyiniyor), dıı(diyor), alııkim selam (aleyküm), şıı (şey), bıı (bir), bäklıı (bekliyor)

räämät (rahmet), laf ätmää (laf etmek için, laf etmeye), cäämi (cami), määzin (müezzin)

Ayrıca Bahçesaray ağzında “razıı (razı), xııyar, ıırdim<ärdim (erdim), Sofııya (Sofya), aqııbät (akibet)” kelimelerinde ünsüz düşmesi olmamasına rağmen uzun ünlü görülür.

Kırım Türkçesi edebî diline ve Bahçesaray ağzında aynı ünsüzler kullanılmakla birlikte Kırım Türkçesi’ndeki bazı ünsüzler Türkiye Türkçesi’nden farklıdır.

Kırım Türkçesi edebî dilinde ğ (yumuşak g) sesi bulunmadığından bu harfi kalın ünlülerle kulanılan gırtlağa kayan arka damak ünsüzünü göstermek için kullandık.

boğday (buğday), qazanğa (kazana), çığa (çıq-a; -q->-ğ- iki ünlü arasında değişir), pıçağım (iki ünlü arasında değişir)

Tonsuz ve süreksiz, art damaktan boğaza kayan q ünsüzü bütün kalın ünlülerle birlikte kullanılır.

qoca( koca), padişalıq (padişahlık), asqan (asılan), qulaq (kulak), fuqarä, xalq, yaqşı, arqa, qırıq, qız ,yoq, qul, mutlaq, yoq, çaqır-

Tonsuz ve süreksiz bir ön damak ünsüzü olan k sesinin yanında bir de orta damakta teşekkül eden ķ sesi bulunmaktadır. Bu ünsüz yanındaki i, ü, ö ünlülerini kısa ve kalın okutur.

kim (kim),  kir- (gir-), äki (iki), kün (gün)

Eski Türkçeden beri kullanılan ñ hem Bahçesaray ağzında hem de Kırm edebî dilinde görülür.

Soñ (son), muña (buna), özünüñ (kendinin).

Kırım Türkçesi edebî dilinde kelime sonundaki v sesleri w şeklinde olmakla birlikte tek harfle gösterilir. Bahçesaray ağzında ise edebî dildeki v sesi bazen w’ye döner. Genellikle hece sonunda karşılaştığımız bu ses değişmesine war-, wär- kelimelerinin kelime başında rastlanır: äwlän-, anaw, buzaw(buzağı), çäwril-, sawlıq, äw, däwlät

 ھ ح harfleri ile karşılanan h sesleri Kırım Türkçesi edebî dilinde ve Bahçesaray ağzında padişah >padişa ھ , siyah >siya ھ , kahve > qaawä ھ , rahmet > räämät ح  kelimelerinde düşerken häpsi (ح hepsi), häkim (ھ hekim) kelimelerinde korunur.

Kırım Türkçesi edebî dilinde hırıltılı h sesi korunmaktadır. Bahçesaray ağzında xayrat خ xaber, خ xayr kelimelerinde kelime başında kendini korurken, qalımca (halimce), qalt yedim kelimelerinde gırtlakta teşekkül eden q sesine döner.

Kırım Türkçesi edebî dilinde olduğu gibi Bahçesaray ağzında da kelime içinde n sesi olan ve b- ile başlayan Män, mında, mınaw, min-, muna gibi kelimelerde gerileyici benzeşme sonucu m’ye döner.

Kırım Türkçesi edebî dilinde kelime başındaki b sesleri korunurken Bahçesaray ağzında biç-> piş- , bıçaq > pıçaq kelimelerinde p’ye döner. Diğer kelimelerde kendini korur.

Türkiye Türkçesi’nde v’ye dönen Eski Türkçe’deki kelime başında bulunan b- sesi, Kırım Türkçesi edebî dilinde korunurken Bahçesaray ağzında w’sine dönüşmüştür.

ET bar-/ KT bar- / BA war-

Baheçsaray ağzında ç>ş değişimi aç->aş- , biç->piş- , qaç->qaş- , saç->saş- bu kelimelerde görülmekle birlikte Kırım Türkçesi edebî dilinde ç sesi korunmuştur.

Hem Bahçesaray ağzında hem Kırım Türkçesi edebî dilinde kelime başındaki k sesi korunmaktadır. Ancak Kırım Türkçesi edebî dilinde bazı kelimelerde k>g değişimi görülmekte, Bahçesaray ağzında ise käl-/gäl-, kät-/ git- gibi kelimelerde hem k’li hem g’li şekiller kullanılır.

İyelik ekleri; yönelme, bulunma, çıkma hâl eklerinde Kırım Türkçesi edebî dili ile Bahçesaray ağzında farklılık bulunmamaktadır.

Yükleme hâl eki hem Kırım Türkçesi edebî dilinde hem Bahçesaray ağzında -nı/-ni’ dir. Ancak III. şahıs iyelik ekinden sonra Bahçesaray ağzında –n şeklinde olan ek, Kırım Türkçesi edebî dilinde –nı/-ni’dir. Çocuğunu kelimesi Kırım Türkçesi edebî dilinde balasını şeklinde iken Bahçesaray ağzında balasın şeklindedir.

Minen edatının ekleşmesi neticesinde teşekkül eden -nän vasıta hâl eki, Kırım Türkçesi edebî dilinde her zaman ince olduğu halde Bahçesaray ağzında ses uyumuna girerek -nan, -nän şekillerindedir. Kırım Türkçesi edebî dilinde qolu-nen, Bahçesaray ağzında qolu-nan (kolu ile)

Fiil çekim ekleri Kırım Türkçesi edebî dili ve Bahçesaray ağzında ortaktır. Ancak Kırım Türkçesi edebî dilinde görülen istek kipinin hikâyesi olan –ğaydı/-gäydi; -qaydı/-käydi eki Bahçesaray ağzında kullanılmaz.

Bilindiği gibi günümüz Kırım Türkçesi edebî dili Bahçesaray ağzına dayanmaktadır. Ancak edebî dilde Çöl ve Yalı boyu ağızlarının da etkisinin olması ve bir konuşma dili olan Bahçesaray ağzının değişiklikleri edebî dile göre daha çabuk kabullenmesi, Kırım Türkçesi edebî dili ile Bahçesaray ağzının arasında bazı farklılıkların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu farklılıklar daha çok ses ile ilgili olmakla birlikte birkaç şekil farklılığı da bulunmaktadır.

 

KAYNAKLAR

ÇENELİ, İlhan., Kırım Tatatrcasında Yapım Ekleri, TDK Yayınları, Ankara, 1997

DOERFER, Gerhard., Kırım Tatarcası, Türk Dünyası Araştırmaları, 94, Şubat 1995

DEVELLİOĞLU, Ferit., Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat, Aydın Kitabevi Yayınları, Ankara, 2000

DİVANÜ LÛGAT-İT TÜRK, I, II, III ve IV. Cilt, Çeviren Besim Atalay, TDK Yayınları, Ankara, 1999

ERGİN, Muharrem., Türk Dil Bilgisi, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 2000

ERGİN, Muharrem., Orhun Abideleri, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 2002

GABAİN, A. Von., Eski Türkçe’nin Grameri, Çeviren: Mehmet Akalın, TDK Yayınları, Ankara , 2000

KAKUK, Zsuzsa., Kırım Tatar Şarkıları, I. Kunos’un Derlemelerinden Yayımlayan Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 1993

Kırım Tatarca- Rusça Lugat, Kiev, 1988

Or, Oktay., Emel Dergisi, Temmuz - Ağustos 1966 - Sf.5

MEMETOV, A., Tatar Tili Grammatikasının Praktikumı, Taşkent, 1984

Resimli Türkçe Kamus, TDK yayınları, Ankara, 2004

Sevorotyan, E.V., Kırım Tatarcası, EÜ. Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi 10, İzmir, 2001

Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi, 13. cilt Kırım Türk-Tatar Edebiyatı, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1999

YÜKSEL, Zühal., Türk Dünyası El Kitabı, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü,  Ankara 1992 - Sf.684

YÜKSEL, Zühal., Kırım Türkçesi Ses Bilgisi ve Şekil Bilgisi (Lisans Ders Notları.)

YÜKSEL, Zühal., Kırım Tatar Türkçesi Gremeri, Ses ve Şekil Bilgisi, Ankara, 2005

 




Özet: 1917 ihtilalinden sonra ise Kırım’daki aydınlar arasında, 1922 ve 1924 yıllarında edebî dili ile ilgili ciddî tartışmalar yaşanmış ve 1928’de Akmescit’te toplanan “Kırım Tatar Edebî Dilinin İmlâsı Üzerine Birinci İlmî Konferansı”nda, step ve dağ bölgeleri arasında kalan şeridin, Orta Yolak ağzı da denen Bahçesaray ağzının yazı dili olmasına karar verilmiştir.


Konu:
Dil


Güncelleme:
12.10.2006 11:33:00


Yazarın diğer yazıları:
Işılay IŞIKTAŞ SAVA


6. sayıdaki diğer yazılar

4230 defa okundu
Yazıcı uyumlu sayfa