"Vatan sevgisi imandandır"

ROMANYA DOBRUCASI’NDAKİ OSMANLI ESERLERİ


Yard. Doç.Dr. CEZMİ KARASU (*)

 

 

 

 

 

 

Dobruca bölgesi kabaca Tuna nehrinin Karadeniz’e yaklaşırken Silistre’den sonra kuzeye doğru dönmesiyle oluşturduğu dirsek ile Karadeniz arasında kalan bölgedir. Bölge genellikle bugün Bulgaristan sınırları içinde kalan Varna’nın kuzeyindeki düzlüklerden başlatılarak Tuna deltasındaki Tulça şehrine kadar olan yerleri içine alır. Dobruca’nın yüzölçümü bugün 14.492 kilometrekaresi Romanya’da 7.780 kilometrekaresi Bulgaristan’da olmak üzere toplam 23.626 kilometrekaredir.   Zaman zaman Tuna’nın karşı kıyısında bulunan Braila (eski adı İbrail) ile Galati (eski adı Kalas) şehirleri de Dobruca içinde sayılır. Sanırız bu son iki şehir coğrafi bütünlük amacıyla değil Osmanlı dönemindeki işlevleri nedeniyle Dobruca’ya dahil sayılmaktadırlar. Çünkü bu iki iskele Tuna’nın karşı yakasında yani Boğdan (=Moldavia) tarafında bulunmakla birlikte Eflak ve Boğdan prensliklerinden başta İstanbul olmak üzere imparatorluğun başka şehirlerine nakledilecek (zahire, kereste, yağ, bal vb.) malların gemilere yüklendiği limanlar olarak prensliklere değil Babıali’ye bağlı yerlerdi. Ancak burada Romanya Dobrucası ele alınacaktır.

Dobruca’nın Osmanlı Devleti’ne katılması süreci 1444 Varna Savaşı ile başlar, 1484’te II.Bayezid’in bölgenin kuzeyini ilhak etmesiyle tamamlanır.  Dobruca bölgesinin Osmanlı Devleti’nden koparak Romanya’ya bağlanması 1878 Berlin Anlaşması’ndan sonradır. Romanya ile Rusya arasında Basarabya üzerinde çıkan anlaşmazlık Dobruca’nın Romanya’da, Basarabya’nın ise Rusya’da kalması formülüyle aşılabildi.

Böylelikle incelemenin mekan ve zaman sınırları ortaya çıkmış olmaktadır. Bu sınırlar içinde Dobruca’daki Osmanlı dönemi eserlerine temas edilecektir. Ancak sınıflandırmanın doğal bir sonucu olarak eserlerin kronolojik bir sıra izlemeyeceği ortadadır. Bu inceleme daha çok bir envanter oluşturmayı hedeflemektedir.

I.NÜFUS

Dobruca’nın Romanya’ya ilhakından sonraki ilk nüfus sayımında Köstence ve Tulça vilayetlerinin toplam nüfusu 180.000 kadardır.  Bu yıllarda nüfusun yarıdan fazlası Müslümanlardan oluşmaktadır. Müslüman nüfus II.Bayezid’in fethinden sonra bölgeye Anadolu’dan getirilerek yerleştirilen ve Evlad-ı Fatihan olarak tanımlanan Yörüklerden  ve Kırım’ın Ruslarca ilhakından sonra Kırım’dan göç eden Tatarlardan oluşur. Bunlara ek olarak son zamanlarda kendilerini Türk nüfusu içinde sayan Müslüman çingeneler de dikkate alınmalıdır.   Daha sonraki yıllarda ise bir taraftan bölgeye çok miktarda Romenin yerleştirilmesi diğer taraftan da önemli miktarda Müslüman nüfusun buradan göç etmesi ile demografik yapı tamamen değişmiştir. 2002 yılında yapılan son nüfus sayımlarına göre Dobruca’da 25.000 Türk, 24.000 Tatar olmak üzere 49.000 Müslüman nüfus yaşamaktadır. Her iki topluluğun önderleri gerçek rakamların bunun üzerinde olduğunu düşünmektedirler. 

II. KASABALAR, KÖYLER

Osmanlı döneminde Dobruca’da çok sayıda yerleşim yeri kurulmuştur. Bunların başında Mecidiye Kasabası gelmektedir.  Kırım Savaşı’ndan sonra Dobruca’ya Kırım’dan gelen göçmenler için büyük bir yerleşim merkezi yapma fikri ortaya çıktı. Köstence’ye 45 km. uzaklıktaki Karasu yerleşiminin yeri uygun görülerek burada yeni ve büyük bir kasaba kuruldu.  Kasabanın adı değiştirilerek Osmanlı Sultanı Abdülmecid’e izafeten Mecidiye kondu. İdare binaları, cami inşa edildi.  Kasaba bugün adını muhafaza etmektedir.

Osmanlı döneminde Romanya Dobrucası’nda kurulan yerleşim birimlerinin belirleyebildiğimiz eski ve yeni adları Ek-1’de sunulmuştur.

III.CAMİLER

Dobruca’da Osmanlı döneminden kalma bir hayli cami bulunmaktadır. Bu yapılar aşağıda kısaca gözden geçirilecektir. 

GAZİ ALİ PAŞA CAMİİ:

Bugün Dobruca’daki en güzel ve bakımlı camilerden birisidir. Babadağ’dadır. Tuna Komutanı Gazi Ali Paşa tarafından 1610 yılında inşa ettirilmiştir. Tek minareli bir yapıdır. Geniş bir son cemaat yeri vardır. Bahçesinde çeşmesi ve Gazi Ali Paşa’nın türbesi bulunur. Cami Türkiye ve Romanya tarafından ortaklaşa restore ettirilerek 1998 yılında iki ülke Cumhurbaşkanlarının katılımıyla yeniden kullanıma açılmıştır.  Restorasyonda külliyeye bir de imam lojmanı eklenmiştir.

HÜNKAR CAMİİ:

Köstence merkezinde Müftiyat binasının yakınındadır. Köstence’nin Kırım Savaşı’ndan sonra Kırım’dan göç edenlerin yerleştirildiği bir merkez olmasından sonra 1869 yılında Osmanlı Sultanı Abdülaziz tarafından yaptırılmıştır. Cami taştan, kare planlı ve düz kiremit çatılı olarak yapılmıştır.  Bugün ibadete açıktır.

MECİDİYE CAMİİ:

Yukarıda sözünü ettiğimiz Mecidiye Kasabasında Sultan Abdülmecid’in 1859 yılında yaptırdığı bir camidir. Alemleri İstanbul’da yaptırılarak götürülmüştür.  Bahçe içinde tek minareli bir yapıdır.

MANGALYA CAMİİ:

1590 yılında henüz kimliği kesinlik kazanmamış bulunan Esma Sultan adına yapılmış bir camidir. Dobruca’daki en eski cami budur. Bugün ibadete açıktır.

MAHMUT YAZICI CAMİİ:

İsakça’da bulunan cami 1864 yılında inşa edilmiştir. Düz kiremit çatılı, dikdörtgen planlı bir camidir. 1995 yılında restore edilmiştir. Bugün asli fonksiyonu ile ayaktadır. Kasabada Osmanlı devrinde yapılan diğer üç cami (Sultan II.Osman Camii, Hasan Paşa Camii ve Hacı Mehmed Tahir Ağa Camii) 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yıkılmışlardır.   

TULÇA AZİZİYE CAMİİ:

Mecidiye Camii’nin benzeri olarak Sultan Abdülaziz tarafından 1863-1864 yıllarında yaptırılmıştır. Taştan ve kiremit çatılı bir camidir.

HÂRŞOVA CAMİİ:

Sultan II.Mahmud tarafından 1812 yılında inşa ettirilmiştir. Taştan yapılmıştır.

KÖYLERDEKİ CAMİLER:

Kırım Savaşı’ndan sonraki göç dalgasını izleyen yıllarda Dobruca’da büyük bir ibadethane inşa faaliyeti gözlenir. Yukarıda sayılan bazı büyük camilerin yanında pek çok köyde de camiler inşa edilir. Bu camilerin bir kısmı bugün ayaktadır.Dobruca’nın  Romanya’ya ilhak edildiği 1878 yılına kadar yapıldığını belirlenen köy camileri şöylece sıralanabilir: 

Boğazköy(1756), Mahmudiye(1832), Karatay (1848), Morgöl (1849),  Amzaca(1850), Kaşıkçı(1850), Kalaycı(1854),  Hendek Karakuyusu (1856), Pervel(1856), Dobromir (1858),  Palaz(1859), Şirin(1859),  Başpınar(1860), Muratan(1860), Maçin(1860), Karaibil(1861),  Dokuzsupu(1865), Engez(1866) Kara Ömer (1867), Köstel(1870), Bayramdede(1870), Musurat(1870), Taşaul(1871), Çukurköy 1871), Aşçılar(1872),  Acemler(1873), Horozlar(1873), Gelincik(1873), Defçe(1874),  Alakapı (1877).

IV.MEDRESE

Medreseler konusunda akla gelen en önemli örnek kuşkusuz Mecidiye Seminarı’dır. Medrese XVII. Yüzyıl başlarında Babadağ’da Gazi Ali Paşa Medresesi olarak öğretime başlamıştır. Gazi Ali Paşa medrese için 8.000 hektarlık bir arazinin gelirini vakfetmiştir. Aralıklarla eğitime devam eden medrese 1889’da yeniden düzenlenmiş Mecidiye’nin giderek daha büyük bir merkez haline gelmesiyle 1901 yılında buraya taşınmıştır.  Mecidiye Seminarı olarak değiştirilen ve 8 sınıflı modern bir okul haline getirilen medrese 1920’li ve 1930’lu yıllarda en parlak zamanlarını yaşamış  ve başta Mehmet Niyazi Bey olmak üzere pek çok önemli şahsiyeti Dobruca’nın fikir, eğitim ve din hayatına kazandırmıştır.  Sosyalist dönemde öğrencileri giderek azalmış ve sonunda 1965 yılında öğrencisizlikten kapanmıştır. Bugün binası harap haldedir. Binanın restorasyonu için bazı girişimler olduysa da bir gelişme sağlanamamıştır.

V.TÜRBELER

SARI SALTUK BABA TÜRBESİ

Dobruca’da türbe denildiği zaman ilk akla gelen yapı Sarı Saltuk Baba Türbesi’dir. Balkanların İslamlaşması tarihinin en önemli şahsiyeti olan Sarı Saltuk için Balkanların pek çok yerinde türbeler ve makamlar inşa edilmiştir. Bu yapıların içinde gerçek türbe olduğuna inanılan yer Babadağ’da mevcut olanıdır.  Yapı uzun yılların tahribi sonucu hayli yıpranmış ise de son zamanlardaki restorasyon çalışmaları ile tekrar eski haline getirilmeye çalışılmaktadır. Yapı oldukça sade kare planlı ve kubbelidir. Tahribatı önlemek üzere, yapının tümünün üzerini örtecek biçimde düz kiremitli ve sakil görünümlü bir çatı yapılmıştır.

GAZİ ALİ PAŞA TÜRBESİ:

Gazi Ali Paşa Türbesi, Tuna Muhafızı Gazi Ali Paşa’nın yaptırdığı caminin bahçesinde yer almaktadır. 1619 yılında yapılan türbe  cami ile birlikte restore edilerek 1998’de yeniden ziyarete açılmıştır. Özellikle Babadağ’daki Müslüman cemaatin büyük bir hürmet göstererek ziyaret ettiği bir türbedir. Altıgen planlı ve kubbeli bir yapıdır. Kitabesi cami avlusuna bakan köşede yer almaktadır.

KOYUN BABA TÜRBESİ:

Yine Babadağ’da bulunmaktadır. Babadağ’ın yanındaki dağın tepesindedir. Koyun Baba’nın kimliği ve yaşadığı dönem hakkında kesin bilgiler bulunmamakla birlikte bölgenin İslamlaşması için çalışan bir Horasan ereni olduğuna ilişkin rivayetler vardır.  Bir başka rivayete göre Koyun Baba koyunlarını otlatırken, hayvanların belli bir yeri çiğnemeden geçtiklerini fark etmiş böylelikle de burada yatan Sarı Saltuk’un mezarını keşfetmiştir.  Türbesi hem Müslümanlar hem de Hıristiyanlar tarafından aziz bilinerek ziyaret edilmektedir. 

İSHAK BABA TÜRBESİ:

İshak Baba Türbesi aynı adı taşıyan yerde İsakça’dadır. Selçuklular devrinde Anadolu’da büyük bir isyan çıkaran Baba İshak adına yapılmış olduğu yolunda rivayetler vardır.  Bölgedeki heterodoks Müslüman varlığının Selçuklular dönemine kadar eskiye gittiği düşünülürse, türbenin belki de Babailiğin bir yansıması veya sembolü olarak oluşturulduğu düşünülebilir.

VI.VAKIFLAR

Dobruca’da Osmanlı Devleti döneminde çok sayıda vakıf kurulduğunu görmekteyiz. Vakıflar Genel Müdürlüğü kayıtlarından çıkarabildiğimiz vakıfları aşağıda sunuyoruz. Bu vakıfların günümüzde herhangi bir hükmi şahsiyetlerinin bulunmadığı düşünülmektedir. Ancak çeşitli cemaatlerin artık eski vakıf mallarını ve arazilerini elde etmeye başladıkları düşünülürse belki bu yoldaki girişimler bazı sonuçlar verebilir.

Yeri

VAKFIN ADI

TARİHİ

VAKIF Defter NO

Babadağ

Hasan Efendi Vakfı

1133 H.

623

Babadağ

El-HacYusuf Paşa Vakfı

1108H.

628

Babadağ

Seyyid Mehmed Paşa Vakfı

1194 H

627/737

Babadağ

Zaim Pir Mustafa Ağa Vakfı

1180 H.

624

Babadağ

Gazi Ali Paşa Vakfı

1091 H.

633

Babadağ

El-Hac İbrahim Ağa Camii Vakfı

1172 H.

1171

Babadağ

Ahmet ağa Vakfı

1136 H.

734

Köstence

Hacı Ali Ağa Vakfı

1166 H.

626

Köstence

Hasan Ağa Vakfı

1160 H.

630

Karasu (Mecidiye)

Çıplak Hasan Ağa Vakfı

1189 H.

988

Karasu (Mecidiye)

El-Hac Ömer Ağa Vakfı

1135 H.

625

Karasu (Mecidiye)

El-Hac Ahmed Ağa Vakfı

1113. H.

725

Mangalya

Rikapdar Rodoslu Ahmed Ağa Vakfı

1211 H.

743

Mangalya

Seyyid Feyzullah Efendi Vakfı

1143 H.

624

İbrail

Zahide Hanım Sultan Vakfı

1163 H.

738

İbrail

Osman Ağa Vakfı

1171 H.

624

İbrail

Ali Çelebi Vakfı

1097 H.

630

İbrail

El-Hac Mehmed Ağa Vakfı

1160 H.

624

İbrail

İbrahim Paşa Vakfı

1241 H.

691

İbrail

Beşlu Han ağası Camii Şerifi Vakfı

1155 H.

1120

İbrail

Kapudan Oğlu Camii Şerifi Vakfı

1171 H.

1217

 

EK-1

 

Eski ve şimdiki adlarıyla Romanya Dobrucası’ndaki Osmanlı dönemi yerleşim yerleri:

 

ABDULLAH-POTÂRNICHE

ACEMLER – CIOBANITA

ACIKABOL-GOLEA

AKBAŞ – ALBEŞTI

AKRABACI-HATEG

ALA KAPI - POARTA ALBA

AMZACA – AMZACEA

ASANCA - VALU LUI TRAIAN

AŞÇILAR - VANATORI

ASTÖRLÜK - CUMPANA

AZAPLAR – TATARU

AZİZİYE – AGIGEA

BAYRAMDEDE – INDEPENDENTA

BAŞPINAR - FÂNTÂNA MARE

BEKTER-FURCA

BEŞAVUL-CONACU

BEZİRGAN-RARİŞTEA

BİLALLAR-DOROBANTU

BOĞAZKÖY – ÇERNAVODA

BURUNCA-POENITA

KÜÇÜK BÜLBÜL - CIOCÂRLIA DE JOS 

BÜY. BÜLBÜL - CIOCÂRLIA DE SUS

ÇALMACA-VETERANI

ÇATALORMAN-PANTELİMON

ÇELEBİKÖY-FRUMUŞİCA

ÇIKRIKÇI-SIBIOARA

ÇUKURKÖY – BREBENI

ÇUKUROVA - CIUCUROVA

DANAKÖY - NICOLAE BALCESCU

DAVULKÖY-DARABANI

DELİ ORUÇ-VÂRTOP

DEREKÖY-VÂLCICA

DOBROMİR – DOBROMIR

DOKUZOĞUL-CUZA VODA

DOKUZSUPU – GRADINA

DOYURAN-SÂMBATA NOUA

DEMİRCİ-OLTENI

DEVCE – GHERGHINA

EBEKÖY-LANURILE

EDİLKÖY-MIRIŞTEA

ENCE - MERENI (UZUNLU)

ENGEZ – SCARISOREANU

EREBİLER-VALEA ORZULUI

GELİNCİK – PECINEAGA

GÜVENLİ-FAGETUL        

HACILAR – HAGIENI

HAYDARKÖY-SIGURENI

HENDEK KARAKUYUSU - VALEA DACILOR

HIRŞOVA – HÂRSOVA

HOROZLAR – COCOSU

HOŞKADIN-CADÂNA

İDRİS KUYUSU-VETERANUL

İSKENDER-FURNICA

KAÇAMAK – VIISOARA

KADI KIŞLASI-BALACEANUL

KADIKÖY-COROANA

KALAYCI –FAUREI

KALFA-CALFA

KANARA – OVIDIU

KANLIÇUKUR-VALCELELE

KAPICI-CRIŞAN

KARAAĞAÇ - COTU VAII

KARAAĞAÇ KULAK-LIMANU

KARAAMET-CARAAMAT

KARABAKI-NEGREŞTI

KARAHARMAN-VADU

KARAİBİL -  CARAIBIL

KARAKÖY-PELINUL

KARAMURAT - MIHAIL KOGALNICEANU

KARANLIK-NEGURENI

KARAÖMER - NEGRU VODA

KARAPELİT-STEJARUL

KARATAY – NISIPARI

BÜYÜK KARGALIK-CORBU DE JOS

KÜÇÜK KARGALIK-CORBU DE SUS

KARLIKÖY-ROVINE

KARTAL-ŞOIMU

KAŞIKÇI – CASIMCEA

KAVGACI-UNIREA

KENCE MAHALLE-MERENI

KERTİKPINAR-CURCANU

KİRACI-COTU VAII

KOBADIN – COBADIN

KOCALİ– LUMINA

KOPUKÇU-ARSA

KÖRÇEŞME-TEPEŞ VODA

KÖSELER-PETROŞANI

KÖSTEL - CASTELU

KUMLUOVA-COMOROVA

KURUCA-CURUGEA

KUYUCUK – LIPNITA

KUZGUN-IOAN CORVIN

LAZ – LAZU

BÜYÜK MURATAN-VICTORIA

KÜÇÜK MURATAN – BIRUINTA

MAHMUDİYE – MAHMUDIA

MAHMUDKUYUSU - IZVORU MARE

MAHMUTKÖY-MAHOMETCEA

MAMBETÇA-DROPİA

MAÇA PINAR-SCHITU

MERDİVENLİ PINAR-SCARIŞOARA

MOLÇOVA-ADAMKILISE-ADAMCLISI

MORGÖL – MURIGHIOL

MURFATLAR – BASARABI

MUSLA-CLOŞCA

MUSLU BEY-HORIA

MUSURAT – MOVILITA

MÜSTECEP KIŞLASI-STÂNA DE VITE

NALBANT-PABUCCI

NASREDDİN-NASTREDINU

NAZARCA-VALEA CIOBANULUI

OMURÇA - VALEA SEACA

OSMANÇA – OSMANCEA

OSMANFAKI - BARAGANUL

PALAZ - PALAZU MARE

PAZARLI-TÂRGUŞOR

PELETLİ-SÂCELE

PERVENİ – MOSNENI

PULLUKÇU-ADÂNCATA

RAHMAN-RAHMANU

RAMAZANKÖY-RAMAZANU

RECEP KUYUSU-TUDOR VLADIMIRESCU

SAİDİYE-BUSUIOCU

SATIŞKÖY-CRUCEA

SOFULAR-PLOPUL

ŞAHMAN-LUMINITA

ŞEREMET-CASIAN

ŞİRİN - SIRIU

TAŞAUL – PIATRA

TAŞPINAR - SILISTEA

BÜYÜK TATLICAK - 23 AUGUST

KÜÇÜK TATLICAK – DULCESTI

TEKKE DERESİ-VALEA TAPULUI

TEKKEKÖY-TECHE CHIOI

TEKİRGÖL – TECHIRGHIOL

TERZİKÖY-RUNCU

TERZİ VELİ-PELINEI

TOPRAKSARI – TOPRAISAR

TUZLA – TUZLA

TÜRK MURFATLAR-SIMINOC

UĞURLUKÖY-URLOAIA

URUMBEY-URUMBEI

UZUNLAR-LUNGENI

VALALI-VÂLCELE

VELİKÖY-PORUMBACUL

YENİŞENLİ-VALENI

YILANLIK-VAMA VECHE

 

Osmanlılardan Önce Mevcut Olan Eski Yerleşimler

 

TULÇA – TULCEA

BABADAĞ – BABADAG

KÖSTENCE-CONSTANTZA

MAÇİN – MACIN

MANKALYE-MANGALIA

İSAKÇA - ISACCEA

İBRAİL - BRAILA

 

(*)Eskişehir Osmangazi Üniversitesi / TÜRKİYE

 

Dipnotlar:

[1] Müstecip Ülküsal, Dobruca ve Türkler, Ankara, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yay. 1966. s.12 vd.

2 Aurel Decei, “Dobruca” mad. İA., c.III. İstanbul, MEB Yayınları, 1993. s.635.

3 Cezmi KARASU, “Bağımsızlıktan I. Dünya Savaşına Romanya”, Balkanlar El Kitabı, c.I. Ankara, Karam ve Vadi Yayınları, 2006. s.517

4 Ion Alexandru-Ion Bulei-Ion Mamina-Ioan Scurtu, Enciclopedia de Istorie a României, Bucureşti, Editura Meronia, 2000. s.285.

5 Tayip Gökbilgin, Rumeli’de Yörükler, Tatarlar ve Evlad-ı Fatihan, İstanbul, 1957. s.13 vd.

6Mehmet Naci Önal, Romanya Dobruca Türkleri, Ankara, Kültür Bakanlığı yay., 1998. s.5 vd.

7 Kemal KARPAT, “Ottoman Urbanizm, The Crimean Immigration to Dobruca and the Founding of Mecidiye (1856-1878)” International Journal of Turkish Studies, III/1, Madison,1985. s.1-19.

8 Cezmi KARASU, “Kırım savaşı Sonrası Kırım’dan Göçlere İlişkin Bazı Belgeler”, Doç.Dr. Mahmut Pehlivan Armağanı, Sakarya, Sakarya Ün. Yay., 2000. s.192.

9 BOA, İrade Meclis-i Vâlâ,No:18903.

10 Osmanlı döneminde Dobruca’da yapılan ibadethaneler kuşkusuz camilerle sınırlı değildir. Camiler dışında kiliselerin ve sinagogların da inşa edildiği göze çarpar. Bu türden yapıların bir kısmını Historical Yearbook 2006 için hazırladığımız “SOME NOTES ON THE TEMPLES IN DOBROGEA DURING 1860’S (ACCORDING TO OTTOMAN SOURCES)” başlıklı küçük hacimli incelemede ele aldık.

11 İbram Nuredin, Romanya Türklerinin Gelenekleri ve Adetleri, Constanta, Editura Ex Ponto, 2003. s.36.

12 İbram Nuredin, s.32. ayrıca: BOA, İrade Meclis-i Vâlâ,No:25944.

13 BOA, İrade Meclis-i Vâlâ,No:18903.

14 İbram Nuredin, s.34.

15 Filiz Halil, İsakça’da Türk İzleri, Constantza, Editura Elvan,2004.s.69.vd.

16 İbram Nuredin, s.35-36.

17 İbram Nuredin, s.35.

18 İbram Nuredin, s.102 vd.

19 Cintian Barbuleanu, Monografia Oraşului Babadag, Bucureşti, editura Charme-Scott, 1998, s.134-135.

20 1904 yılından 1933 yılına kadar aralıklarla yayınlanan Mecidiye Seminarı Yıllığı (Anuarul Seminarului Musulman al Statului din Medgidie) dersler, öğretmen kadrosu, öğrenciler, bütçe gibi konularda ayrıntılı bilgiler vermektedir.

21 Aleksandre Popoviç, Balkanlarda İslam, (çev.Komisyon) İstanbul, İnsan Yayınları,1995. S.132-133.

22 İbram Nuredin, s.42 vd.

23 Barbuleanu,s.259.

24 İbram Nuredin, s.44.

25Barbuleanu, s.88.  Benzer rivayetler başka yerlerdeki türbeler için de anlatılır. Örneğin Türkiye/Eskişehir’e 45 km. uzaklıktaki Battal Gazi’nin mezarı da aynı şekilde çoban Kutluca Baba tarafından bulunmuştur

26 Filiz Halil, s.24 vd




Özet: Dobruca’nın Osmanlı Devleti’ne katılması süreci 1444 Varna Savaşı ile başlar, 1484’te II.Bayezid’in bölgenin kuzeyini ilhak etmesiyle tamamlanır.  Dobruca bölgesinin Osmanlı Devleti’nden koparak Romanya’ya bağlanması 1878 Berlin Anlaşması’ndan sonradır. Romanya ile Rusya arasında Basarabya üzerinde çıkan anlaşmazlık Dobruca’nın Romanya’da, Basarabya’nın ise Rusya’da kalması formülüyle aşılabildi.


Konu:
-


Güncelleme:
14.04.2009 11:31:36


Yazarın diğer yazıları:
Yard. Doç.Dr. CEZMİ KARASU (*)


31. sayıdaki diğer yazılar

13866 defa okundu
Yazıcı uyumlu sayfa